HAKKIMIZDA
YAYINLARIMIZ
YAZARLARIMIZ
YAKINDA
İLETİŞİM
BASINDA
 
Duyurular
 
Online Satış
   İdeefixe
   D&R

 
Dağıtım


 
 
Site İçi Arama

Gelişmiş Arama
 

Fethiye Sokak No: 5/9
G.O.P. ANKARA
Tel   :  0 (312) 436 49 36
Faks:  0 (312) 436 49 35
info@destekyayinlari.com 
 
 
 
ÇÖKMEDEN
ÇÖKMEDEN

“Çökmeden”de, Türkiye Cumhuriyeti’ne içeriden ve dışarıdan yöneltilen tehditler ve Cumhuriyet’i savunmak için yapılması gerekenler, dört aydınımızın gözünden aktarılıyor. Bu kitabı okuduğunuzda, aydınlarımızın yüreğinden gelen samimi çığlığı siz de duyacak ve hakikati bulmaya yaklaşacaksınız. “Çökmeden”… Mutlaka okuyacaksınız…

 
AMERİKAPERESTLER
AMERİKAPERESTLER

“Amerikaperestler”, yurtiçinde ve yurtdışında yaşamını sürdüren otuz siyasetçi, gazeteci, akademisyen, yönetici ve bilim adamını kamuoyuna tanıtmak için yazıldı. Bu isimler çok güçlü ve etkili midir? Hayır! Değildir… Onların güç ve etkinlikleri, arkalarına aldıkları kuvvettedir. O nedenle “söyleyene” değil, “söyletene” bakmak gerekir. “Amerikaperestler”in davranışları psikopolitik kökenlidir. Görüşleri analiz edildiğinde, hepsinin temel bir programda buluştukları görülmektedir. Öte yandan, çok sayıda “Amerikaperest” ise bu kitapta yer almıyor. Bu, onların sırasının gelmeyeceği anlamını taşımıyor.

 
AMİGDALA
AMİGDALA

Günah keçimi bulmuştum: Amigdala... İnsan olduğum için aşık olmuştum ve bu kaçınılmazdı… Acı çekmemek için ölmek vazgeçmekti, yaşamak için acı çekmeye razı olmak ise katlanmak… Belki de her şey böyleyken, hâlâ sevgi varken aramızda bitirmeliydik. Belki o zaman taze ve yıpranmamış olarak; sandık içlerinde, kitap aralarında saklayabilirdik aşkı, sonra kullanmak üzere... Naftalinlenebilir miydi aşk? Zaten hep iki yüzü yok muydu gerçeğin? İnsanlar koydukları normlarla kendilerini sınırlarken, anahtarı zaten kendilerinde olan hapishanelerinden kaçarak işlemiyorlar mıydı en büyük suçları? Ne kadar hüzün ve imkânsızlık varsa, aşk o kadar aşktı. İçine konulan acının dozundaydı sır. Beynin bir oyunuydu ama yine de insana özel duyguydu aşk… Kazanmalıydı…

 
GRİ TEHDİT TERÖRİZM
GRİ TEHDİT TERÖRİZM

“Yeni ve etkin bir savaş yöntemi” olan terörizm, bu ölümcül oyuncaktan yararlanmak isteyen kimi devletler ve sivil aktörler nezdindeki çekiciliğini yitirmediği sürece, sona ermeyecektir. Eğer sonlandırılması isteniyorsa, terörle savaşımda ön koşul, “gri alanların” kaldırılmasıdır. Çünkü “gri alan” aynı zamanda bitmeyen ve bitmeyecek bir tartışmanın, yani, “senin teröristin, benim özgürlük savaşçım” ikileminin de kaynağını oluşturmaktadır. Taliban’ın başına “terörist” diye bomba yağdıran Batı, neden ASALA ve PKK’ya kucak açıyor? Birleşmiş Milletler kararları ve AB ülkelerinin yasalarını da inceleyen Çitlioğlu, anarşizm ve terörizmin kaynağına inerek geçmişten bugüne, derinlemesine bilgiler sunuyor. Bu kitap, işte tam da bu noktada, her şeyin birbirine karıştığı, soruların havada uçuştuğu günümüzde, hakkında çok konuşulan teröristin ve terörizmin üzerindeki örtüyü kaldırıyor...

 
VERYANSIN
VERYANSIN

Bu insanların başında kubbe yok. Allah ile aralarına birileri girmiş. Bir duvar çekmiş, onları labirentlere almışlar. Tabiatın ırzına geçilirken, nükleer bombalar dünyamıza tehdit oluştururken, nerede bilim adamları, aydınlar? Eskiden belediyelerde kadrolu fareler vardı. Rögarlar sıkıştığında bu kemirici fareleri kanalların içini kemire kemire açsınlar diye atarlardı oraya. Rögar fareleriydi bunlar. Şimdi aydınlarımız, AKP hükümetinin başına bir sıkıntı geldiği zaman köşelerden rögarlara atılan fareler gibiler... AKP’nin, inşaat şirketlerinin, altın şirketlerinin, nükleercilerin önünü açmak üzere görev üstlenip Amerika’nın, iktidarın rögar fareleri oluyorlar... Bu rögar farelerinin şöyle dönüp de göğe, şu sonsuz semaya bir baktıkları yok. Bu topraklarda istediğimiz, altına gireceğimiz küçük bir kubbedir... Biz, bu ülkenin altınlarını değil, ağaçlarının gölgesini sevdik. Hafız’ın lafıdır; ‘Rüzgâr geçtiği yerlerin kokusunu taşır…’ Herkes bulunduğu yerin kokusunu taşır… Gökkubbenin veya rögarların…

 
TÜRKİYE'DE VE DÜNYADA CASUSLAR
TÜRKİYE'DE VE DÜNYADA CASUSLAR

Fahişeler ve ajanların yolları neden hep kesişir? Giardano Buruno neden yakıldı? Peki, Jeanne d’Arc? James Bond filmlerinin kahramanları hangi ajanlardan esinlenerek yaratıldı? Yunanistan’ın, NATO’ya dönmesi konusunda Devlet Başkanı Kenan Evren’i, kim ikna etti? Bu kitapta, bu ve daha birçok sorunun yanıtını bulacaksınız… Walter L. Pforzheimer, CIA’dan emekliye ayrılmış çok deneyimli bir casus. Ona göre ilk casusluk olayı Âdem ile Havva arasında geçti. İncil’in ünlü “Yılanı” ilk casus ve Havva da onun ilk “Asset”i idi. Arkeologlar, Suriye’de günümüzden 3800 yıl önce yazılmış bir tuğla tablette casuslardan yakınıldığını belirtiyorlar. Son 20 yılda ulusal güvenliği boşlamış iktidarların, Türkiye’yi ne denli güvenlik zaafına uğrattıklarının örnekleriyle anlatıldığı bu kitapta Aytunç Altındal, “Diğer ülkeler bir yana, o günlerden bu yana Anadolu toprakları casusların en çok gönderildiği bölgedir. Soğuk Savaş yıllarında en iyimser tahminle ortalama 25 ülkeden Türkiye’ye yaklaşık 10 bin casus, ajan vb. geldi. Günümüzde bu sayı 3 bin 500 civarında. Sadece Ankara’da yaklaşık 280–290 deneyimli askeri personel, diplomat, istihbaratçı şu ya da bu amaçla bilgi topluyor. Gerisini siz düşünün” diyor.

 
 

Bu kategoride toplam 20 adet içerik bulundu.
Kayıtlar 4 sayfada listelendi. 1. sayfayı izliyorsunuz.
SAYFALAR » [1] [2] [3] [4]

 

           
 

Tüm Hakları Saklıdır © Destek Yayınları